Hakkında Paris Can Wait
Paris Can Wait (2016), Eleanor Coppola'nın yönetmenliğini üstlendiği, Fransız kırsalının büyüleyici atmosferinde geçen bir yol filmi ve romantik komedidir. Filmin merkezinde, başarılı bir film yapımcısının eşi Anne (Diane Lane) bulunur. Kocası işleri nedeniyle Paris'e uçarken, Anne, onun Fransız iş ortağı Jacques (Arnaud Viard) ile arabayla, Güney Fransa'dan Paris'e doğru keyifli ve beklenmedik bir yolculuğa çıkmayı kabul eder. Planlanan birkaç saatlik sürüş, Jacques'in hayatı ve Fransız yaşam tarzına dair tutkusuyla birlikte, leziz yemek molalarına, şarap tadımlarına ve tarihi köylere yapılan sapmalara dönüşür.
Diane Lane, Anne karakterine, içsel bir arayış ve yavaş yavaş uyanan bir neşe duygusu getirerek zarif ve inandırıcı bir performans sergiliyor. Arnaud Viard ise Jacques'i, kültürlü, biraz yaramaz ama son derece çekici bir şekilde canlandırıyor; karakterin Fransız 'joie de vivre' (yaşama sevinci) felsefesini mükemmel yansıtıyor. İkili arasındaki kimya, film boyunca yavaş gelişen bir gerilim ve samimi diyaloglarla ilerliyor.
Coppola'nın yönetmenliği, filmin en büyük gücü olan atmosferi ve duyusal zevkleri ön plana çıkarıyor. Seyirciyi, göz alıcı manzaralar, iştah kabartan yemek görüntüleri ve rahatlatıcı bir yolculuk ritmiyle baş başa bırakıyor. Film, hayatın küçük zevklerini kutlarken, aynı zamanda orta yaş, evlilik ve kişisel tatmin üzerine düşündürücü sorular soruyor. Tempolu aksiyon filmleri veya karmaşık dramalar arayanlar için olmayabilir, ancak huzurlu bir kaçış, hafif bir mizah ve biraz romantik gerilim arayan izleyiciler için mükemmel bir seçim. Fransız yaşam tarzının, yeme-içme kültürünün ve güzelliklerinin tadını çıkarmak isteyen herkes bu filmi keyifle izleyecektir.
Diane Lane, Anne karakterine, içsel bir arayış ve yavaş yavaş uyanan bir neşe duygusu getirerek zarif ve inandırıcı bir performans sergiliyor. Arnaud Viard ise Jacques'i, kültürlü, biraz yaramaz ama son derece çekici bir şekilde canlandırıyor; karakterin Fransız 'joie de vivre' (yaşama sevinci) felsefesini mükemmel yansıtıyor. İkili arasındaki kimya, film boyunca yavaş gelişen bir gerilim ve samimi diyaloglarla ilerliyor.
Coppola'nın yönetmenliği, filmin en büyük gücü olan atmosferi ve duyusal zevkleri ön plana çıkarıyor. Seyirciyi, göz alıcı manzaralar, iştah kabartan yemek görüntüleri ve rahatlatıcı bir yolculuk ritmiyle baş başa bırakıyor. Film, hayatın küçük zevklerini kutlarken, aynı zamanda orta yaş, evlilik ve kişisel tatmin üzerine düşündürücü sorular soruyor. Tempolu aksiyon filmleri veya karmaşık dramalar arayanlar için olmayabilir, ancak huzurlu bir kaçış, hafif bir mizah ve biraz romantik gerilim arayan izleyiciler için mükemmel bir seçim. Fransız yaşam tarzının, yeme-içme kültürünün ve güzelliklerinin tadını çıkarmak isteyen herkes bu filmi keyifle izleyecektir.


















